Aşkın (500) Günü (2009)
Film Özeti
Kimi zaman hayatınızda her şey yerli yerindeyken bir anda birinin kalbinizi ele geçireceği anı beklemediğiniz bir anda yaşarsınız. İşte “Aşkın (500) Günü” filmi tam olarak böyle bir hikaye sunuyor. Yönetmen Marc Webb’in usta dokunuşlarıyla hayat bulan bu film, gerçek aşkı sorgulayan bir erkeğin, hayatının aşkıyla tanışmasının hikayesini duygu dolu bir şekilde ele alıyor.
Tom Hansen, kalbine hapsolmuş hayaller ve hayal kırıklıkları arasında kaybolmuş bir adam… Ama bir gün, hayatının akışını tamamen değiştiren bir isimle tanışıyor: Summer Finn. İlk görüşte aşka inanacak kadar romantik bir ruha sahip olmasına rağmen, Summer’in kalbinde ne bir plan ne de bir inanış var, çünkü o aşkın ve ilişkilerin sadece birer hayal olduğuna inanıyor. Bu durum, Tom’un hayallerinin peşinden koşmasını zorlaştırsa da, farkında olmadan sıradışı bir bağ kurarak birlikte geçirecekleri zaman dilimini eğlenceli ve komik bir hale getiriyorlar.
Her şeyin bir başlangıcı olduğu gibi, Tom’un Summer ile tanışması da hayatında başına geleceklere dair bir başlangıç oluyor. Bir gün onu hiç beklemediği bir şekilde, mutlu bir anla karşılaştığını anladığında, heyecanla dolup taşıyor. Of ya, ama bir yandan da Summer’ın duygusal mesafesi Tom’u sürekli bir belirsizlik içinde bırakıyor. Kamusal alanlarda yaşanan absürt anlar ve özel anlar arasında gidip gelen bu ikili, izleyiciyi tam anlamıyla gerçek hislerin peşinden koşturan bir yolculuğa çıkarıyor.
Film, zaman zaman güldürürken, zaman zaman da derin düşüncelere sevk ediyor. Aşkın güzel yanı ne kadar zorsa, o kadar da komik tarafları var derler ya… “Aşkın (500) Günü”, ilişkiler, hayal kırıklıkları ve aşkın incelikleri üzerine harika bir gözlem sunuyor. Unutmayın, bazen aşk, tesadüflerin bile ötesine geçerek gerçek bir yolculuğa çıkmayı gerektiriyor. Tom ve Summer’ın hikayesini izlerken, kendinizi de onların yerine koyacak, aşkın nasıl sınır tanımadığını düşüneceksiniz. Bu film, kalbinizde bir yer edinecek…
Yorumlar