Schitt's Creek (2015)
Film Özeti
Hayatınızın bir gününde her şeyin düşüşte olduğunu düşünün; en lüks arabalar, muhteşem villalar ve her şeyden öte, zenginlik içinde geçen bir yaşam… Kulağa hoş geliyor, değil mi? Ama Schitt’s Creek’in ilk bölümü geldiğinde, o zengin dünya bir anda yıkılıyor. Rose ailesi, hayatlarının en yüksek zirvesinden aniden aşağı yuvarlanıyor. Şirketlerinin ortakları, vergi ödemeyi unutarak ortadan kaybolduğunda, devlet devreye giriyor. Evet, devlet! Herkese bir şeyler öğretmek için el koyma işinde oldukça mahir.
Artık en sevdiği kıyafetleri giyemeyen, alışveriş merkezlerinde gezinen o lüks yaşamdan çok uzakta, minik bir kasaba olan Schitt’s Creek’te hayatta kalmaya çalışıyorlar. Belki de başka bir ailenin gözünde oldukça tuhaf bir komedi sahnesi gibi. Eugene Levy ve Catherine O’Hara’nın inanılmaz performanslarıyla hayat bulan bu aile, komik anılar biriktirmeye başlıyor. Yani bir nevi yeniden doğuş hikayesi…
Ama abartmayalım, çünkü herkesin şahit olduğu gibi, bazı düşüşler aslında beklenmedik mucizelerin başlangıç noktası oluyor. Rose ailesi, kasaba halkı ve onların renkli karakterleriyle iç içe geçerek, aslında kendilerine tamamen yabancı olan bu yaşamı kabullenmek durumunda kalıyorlar. Farklı insanlarla tanışıyorlar; bu tiplerin abartılı halleri, karakterler aklınızdan çıkmayacak türden.
Bu dizi sadece komedi değil, aynı zamanda bir aile dramı. Gerçekten insanları etkileyen, düşündüren, gülümseten bir yapım. Harbiden bazen, her kayıp bir kazançtır dedirtiyor insana. Sade bir komedi dizisi değil; aynı zamanda hayatın karmaşasını, insan ilişkilerini ve sevgi bağlarını sorgulatan bir yolculuk.
Her bölümde yeni bir ders, değerli bir anlayış ve bolca eğlence. Bakalım Rose ailesi, kaybettikleri her şeyi yeniden kazanabilecek mi? Kendi içlerinde yeni bir yaşam bulmayı başarabilecekler mi? Bu soruların yanıtı için Schitt’s Creek’i izlemek yeterli…
Yorumlar