The Flash (2014) Fragman
Film Özeti
Barry Allen, sıradan bir adli laboratuvar asistanı… En azından öyleydi. Ama hayatı bir yıldırım kazasıyla bambaşka bir yöne savruldu. Central City’nin gri binaları arasında, en yüksek hızda koşmak bir hayalken birdenbire gerçek oldu. Artık Barry, sıradan bir insan değil; Flash! Süper hızla koşabilme yeteneği ona, hem düşmanlarıyla yüzleşme hem de geçmişte yaşadığı trajik olayları geride bırakma fırsatı sunuyor.
Ama işin içinde sadece nefes kesen aksiyon yok. Barry’nin içsel çatışmaları, kaybettiği annesinin anıları peşini bırakmıyor. Bu yüzden, sadece adaleti sağlamakla kalmıyor; kendi ruhunu da kurtarmaya çalışıyor. Of ya, bazen gerçekten zor. Kendine ait bir hayat kurmaya çalışırken bir yandan kötü adamlarla savaşıyor, bir yandan da sevdiklerinin güvenliği için koşturuyor.
Danielle Panabaker’ın hayat verdiği Caitlin Snow ve Grant Gustin’in canlandırdığı Barry Allen arasındaki dinamik de gözlerden kaçmıyor. Onlar birlikte çalışırken, dostluğun ve fedakarlığın gerçek anlamını keşfediyorlar. Evet, gelirken gözünüzü bile kırpmayın; çünkü bariz bir şekilde adrenalin dolu anlar sizi bekliyor.
Ama bazen işler beklediği gibi gitmiyor. Aniden beliren düşmanlar, Barry’nin en güvendiği dostlarından birine bile tuzak kurabilir. Hızından daha fazla sorunla karşılaşırken, kimler dost, kimler düşman… Gerçekten, ne tehlikelerin içinde yüzerken bir bakıyorsunuz hayat, sizinle oynamaya başlıyor.
“The Flash”, tüm bu olayların içinde umudu da yaşıyor. Zamanla yarışan ve geçmişle yüzleşmek zorunda kalan Barry’nin hikayesi, bir süper kahramanın mücadelelerinden çok daha fazlasını anlatıyor. Karşısındaki engelleri aşarken kendi içsel zorluklarıyla da hesaplaşmak zorunda… Gelecek karanlık, ama Flash’ın ışığı her zaman onu yoluna yönlendirecek. Yavaşlayacak zamanı yok… ve seyirci, bu mücadelede Barry ile birlikte çarpacak kalp atışlarını hissedecek.
Yorumlar