The Night Manager (2016)
Film Özeti
Eski İngiliz askeri Jonathan Pine, hayatının en tehlikeli oyununa adım atmak üzeredir. Bambaşka bir dünyaya, öyle böyle değil; gizli silah ticaretinin karanlıklarına dalarak, kendisini Richard Onslow Roper adındaki ölümcül bir silah tüccarının etrafında buluyor. Düşünsene, bir yandan devletin istihbarat servisiyle işbirliği yaparken, diğer yandan da derin devletin karanlık oyunlarının tam ortasında kendini bulmak… Aman yarabbim, burada işler hiç kolay değil. Pine’ın görevi, Roper’ın güvenilir adamlarından biri gibi görünüp, onun çetesi içinde sızmaya çalışmak. Ama işte, bu tarz şeyler her zaman düşündüğün gibi gitmiyor, değil mi?
İlk bakışta sadece bir suçlu gibi görünmesi gerekse de, Jonathan’ın içinde bir adalet arayışı var. Hem eski bir asker, hem de karanlık bir geçmişe sahip biri olarak, onu bekleyen tehlikeleri ve gizemleri tahmin bile edemezsin. Hiddleston’ın Pine karakterine hayat verirken yaşattığı o içsel mücadele, izleyeni ekrana kilitliyor. Hugh Laurie ise karşımızda karizmatik ama bir o kadar da tehlikeli bir Roper olarak beliriyor. Vallahi, bazen “Yok böyle bir kötü adam” dedirtiyor adama…
“Night Manager” sadece bir CIA operasyonu değil; aynı zamanda bir intikam hikayesi, bir varoluş mücadelesi, ve belki de kaybedilenlerin ardından yeniden doğuş… Zamanla bu karmaşık ilişkiler, sadakat ve ihanet temaları arasında dans ediyor. Olmaz demeyin, her şey birbirine bağlı ve kimse güvende değil.
Bu dizi, anı yaşamak üzerine kurulu. Her köşede başka bir sürpriz, her karakterin arkasında bambaşka bir hikaye saklı. İzlerken “Of ya, ne olacak şimdi?” diye hıçkıracak, Pine’ın belirsiz dünyasında kaybolacaksınız. Ama bir yandan da, dayanışma ve cesaret dolu anların sizi nasıl etkilediğini göreceksiniz… Cidden, “The Night Manager”, kalp atışlarını hızlandıran önemli bir yapım; izlemeye değer…
Yorumlar