Fi (2017)
Film Özeti
Aşk… Herkesin hayatında farklı bir anlam taşır. İşte bu noktada “Fi”, Mert Baykal’ın etkileyici yönetmenliği ve Ozan Güven, Serenay Sarıkaya gibi usta oyuncuların performanslarıyla hayat buluyor. “Bir adam bir kadını sever ve dünya değişir” cümlesi belki de bu filmin özünü en iyi yansıtan ifade. Ama işin aslı, bu aşkın sadece bir başlangıç olduğu… Aşkı elde edebilmek için gösterilen cesaret, bir anlamda hayatın altını üstüne getirecek fırtınaların fitilini ateşliyor.
Ozan Güven’in canlandırdığı karakter, tutkulu bir aşık olarak yola çıkıyor ama öyle bir yolda yürüyor ki, kendisine duyduğu aşkın karanlık yüzüyle yüzleşmek zorunda kalıyor. Serenay Sarıkaya’nın güçlü performansı ile birleştiğinde, bu ikili arasında geçen duygusal savaş, doludizgin bir dramaya dönüşüyor. Arada sırada gülümseten, bir yandan da acıtan o sahnelerde kaybolmamamak elde değil; hani derler ya, “of ya” dedirtecek sahneler var.
Berrak Tüzünataç ve Mehmet Günsür gibi yetenekli oyuncular da hikayeyi derinleştiriyor. Her biri birbirinden farklı karakterler, bir yandan aşka tutkunun, diğer yandan da aşkın getirdiği yıkımın izlerini taşıyor. Bu filmde sadece aşka değil, hayata dair derin bir sorgulama yapılıyor. “Ateşe uçanlar”, “tutkunun peşinden koşanlar” ifadesi bile, izleyicide bir merak uyandırıyor.
Filmin teması, aşkı elde etme yolunda karşılaşılan engellerin birer birer nasıl aşıldığını gözler önüne seriyor. Sanki her sahne, “Hayatın kendini yenilemesi için önce her şeyin yıkılması şarttır” diyormuş gibidir… Gerçekten de, bir şeyleri kaybetmeden, yenilerinin gelmeyeceğini hatırlatıyor bize. İzlerken düşündüren, hissettiren ve sarsan “Fi”, sadece bir aşk hikayesi değil; aynı zamanda bir dönüşüm yolculuğu…
Yorumlar