Ölümden Sonra Yaşam (2009)
Film Özeti
George Lass, sıradan bir genç kız olarak hayatına devam ederken, beklenmedik bir olayla, yani bir kaza sonucu hayatını kaybeder. Ama hikayenin burada sona ermediğini, aksine çok daha garip bir merakın başladığını söylemek gerek. Ölümden sonra yaşamın kapıları ardına kadar açılır ve George’un ruhu, dünyaya geri döner… Ama bu dönüş sıradan bir geri dönüş değil; artık o bir ölüm meleği. İşte, “Ölümden Sonra Yaşam” burada devreye giriyor.
Bu film, sadece George’un ölümden sonraki hayatına değil, aynı zamanda ölüm meleği olarak üstlendiği sorumluluklara da odaklanıyor. Görevi; vaktinden önce ölen ruhları almak… İlk başta biraz garip gelse de, bu durum ona insan yaşamının değerini yeniden sorgulatıyor. George, ölüm meleği olarak çalışırken tamamen farklı bir dünyaya adım atıyor. Anlamak, hissetmek zorunda olduğu şeyler var ve hayatlarını kaybedenlerin hikayeleriyle yüz yüze geliyor. Hem eğlenceli, hem hüzünlü anlarla dolu bir yolculuk bu.
Ama her şeyin alt üst olduğu bir an geliyor. Rube, ölüm meleğini yöneten o yüce güç, ortadan kayboluyor. Hem George’un, hem de diğer ölüm meleği dostlarının işleri bir anda karışıyor. Of ya, karışıklık hiç de iyi değil! Sonuçta, hayat ve ölüm arasındaki bu ince dengeyi korumak, her zamankinden daha zor hale geliyor. Arkadaşlar arasında yaşanan ikili ilişkiler, mizahi anlar ve derin duygusal bağlar oluşuyor.
George için dünya, ruhlar ve yaşam arasında gidip gelen bir oyun alanı haline geliyor. Kendisi için “ölmek” kelimesinin anlamı tamamen değişiyor. Bu filmi izlerken, hayata dair birçok şeyi sorgulayacağız; yaşamın ne anlama geldiğinden, hayal etmekten vazgeçmemek gerektiğine kadar… Sadece birkaç gülümsemenin yanı sıra gözyaşları da bırakacak olan bu hikaye; derin, düşündürücü ama bir o kadar da eğlenceli bir yolculuğa davet ediyor. Haydi, George ile birlikte ölümden sonraki yaşama göz atmaya ne dersin?
Yorumlar