South Park (1997)
Film Özeti
South Park. Bu adı duyduğunuzda aklınıza hemen o keskin, asidik mizah geliyor değil mi? 1997’de başladığı günden beri sadece bir dizi değil, adeta bir kült haline gelmiş durumda. Hani bazen izlerken, “Vay be, gerçekten mi?” dediğiniz sahneler yok mu? İşte tam da bu noktada South Park, beklenmedik esprileriyle giriyor hayatınıza. Yönetmen koltuğunda oturan isimler Matt Stone, Trey Parker, Eric Stough ve Adrien Beard, animasyonun sınırlarını zorlayarak toplumu sert bir dille eleştiriyorlar.
Hikaye, Colorado’da, küçük bir kasaba olan South Park’ta geçiyor. Dört çocuğumuz var: Eric Cartman, Stan Marsh, Kyle Broflovski ve bir de canım Kenny McCormick… Eyvallah, adamlar nereden buluyorlar bu hikayeleri? Her bölümde farklı bir sosyal meseleyi çarpıcı bir şekilde ele alıyorlar, bazen de öyle absürt bir yere gidiyorlar ki, gülmekten karnınıza ağrılar giriyor. Yani, bir gün bir çocuk böyle bir maceranın içinde kaybolsa, “Of ya, her şey başımın etini yiyor…” diyorsunuz.
South Park’ın en dikkat çekici yanı, izleyicilerini düşündürmekten çekinmemesi. Hani bazen bir esprisi öyle derin oluyor ki, gülmekle düşündüğünüz anlar bir arada kapıdan giriyor. Mesela, sadece eğlenmek değil, sorgulamak için de bir bahaneye ihtiyaç duymuyoruz. Dizi, o kadar fazla sosyal ve politik konuyu ele alıyor ki… Vallahi, “Bu kadarına da pes yani!” dedirtiyor insana.
İlk bölümünün yayınlandığı gün, herkes ne olduğunu merak ediyor; ve sonra o muhalefet dolu, kapalı kapılar ardındaki cesur mizah ile tanışıyoruz. Öncesinde de dizi için yapılan bu uyarılar yok mu? “İzlemek için yaşınız yetersiz olabilir” falan diyorlar ama işte o da South Park’ın inceliklerinden biri… İnsanı bir çekiyorlar, “Ne oluyor ya, ben de izleyeyim!” dedirtiyor. Kısaca, South Park sadece bir animasyon değil, aynı zamanda kişisel bir yolculuk… Harbiden, bir baksana, belki de senin de düşüncelerine ayna tutacak bir bölüm bulabilirsin!
Yorumlar