Büyük Küçük Yalanlar (2017)
Film Özeti
“Büyük Küçük Yalanlar” (2017) filmi, göründüğü kadar mükemmel olan hayatların ardındaki karanlığı açığa çıkarmak için sizi oldukça sürükleyici bir yolculuğa çıkarıyor. Yönetmen Jean-Marc Vallée’nin ustalığıyla hayat bulan bu yapım, Avustralyalı yazar Liane Moriarty’nin çok satan romanına dayanıyor. Üç kadının hikayesi, dışarıdan pırıl pırıl ve kusursuz görünse de, derin bir cinayet soruşturmasıyla kesişiyor. Bakalım, bu olay onları nasıl değiştirecek…
Nicole Kidman, Reese Witherspoon, Shailene Woodley ve Laura Dern gibi star kadrosuyla dolu filmde, annelik ile kadınlık arasındaki çelişkileri gözler önüne seriliyor. Anaokuluna giden çocukların velisi olan bu üç kadının yaşadığı korku ve kaygılar, onları sırlarla dolu bir maceraya sürüklüyor. Of ya, düşündüğünüzde, hepsi sadece birer anne değil; hayatın zorluklarıyla yüzleşen, hayalleri olan, ama aynı zamanda dertleri de bir o kadar büyük olan kadınlar…
Veli toplantısı sırasında yaşanan o korkunç cinayet, her birinin hayatını alt üst ediyor. Aslında bakarsanız, bir çatı altında birleşen sırlar, her kadının geçmişini ve iç dünyasını sarsıyor. Sanki her şey bir domino taşı gibi arka arkaya geliyor. Bu, sadece bir cinayet değil; kaybolan dostluklar, gizli kalmış geçmişler ve karanlık meselelerin bir araya geldiği bir hikaye…
Her bölümde, izleyici kendini karakterlerin içine çekilmiş buluyor. Soru işaretleri, kıskançlıklar ve yalanlarla dolu yapının içerisinde kaybolmak harbiden çok keyifli. Olaylar nasıl bir sonuca bağlanacak, hangi sırlar gün yüzüne çıkacak, işte bu noktada büyük merak başlıyor. Her bir ayrıntıyı izlerken, “Acaba bu gerçekten böyle mi?” diye sorgulamak kaçınılmaz. Ama sonunu merak ettirerek bırakan film, sadece bir cinayet hikayesi değil; aynı zamanda ilişkilerin ve dostlukların derinliklerine iniyor.
Yorumlar