Malefiz: Kötülüğün Gücü (2019)
Film Özeti
Malefiz: Kötülüğün Gücü, göz alıcı bir görselliğin yanı sıra derin duygusal bağlar barındırıyor. Bu filmde, yönetmen Joachim Rønning’in titiz dokunuşlarıyla izleyiciyi fantastik bir yolculuğa çıkarıyoruz. Kral Stefan’ın vefatının üzerinden beş yıl geçmişken, Malefiz ve Aurora’nın arasında oluşan bağ, herkesin beklediği gibi intikam dolu değil; aksine sevgi dolu bir ilişkinin temellerini atıyor. Hani derler ya, bazen en karanlık kalplerin bile içinde bir ışık saklıdır…
Aurora ile Prens Phillip arasındaki aşk hikayesi, ölümlü Ulstead Krallığı ile büyülü Moors Krallığı’nın huzurunu sağlamayı vaat ediyor. Ancak, tarihin derinliklerinden gelen nefret ve kin, bu masalsı birleşmeyi tehdit ediyor. Gerçekten de, insanlar ve periler arasında geçmişten süzülen bu düşmanlık, ne yazık ki biraz kolay atlatılacak gibi görünmüyor. Hani o beklenmedik olay var ya, işte o, her şeyin seyrini bir anda değiştirecek…
Malefiz, aile olmanın ne demek olduğunu sorgularken bizleri de içine çekiyor. Bu iki güçlü karakterin sırtına binen sorumluluklar, onların bağlılıklarını ve gerçek hislerini sorgulamaya itiyor. Abartmadan söylemek gerekirse, tam bir duygu seli… Her anı, her sahnesi insanı sarıp sarmalayan bir atmosfer sunuyor. Angelina Jolie’nin hayat verdiği Malefiz karakteri, sadece bir kötü değil; aynı zamanda bir anaç, bir koruyucu. Fakat bununla birlikte, yaşadığı içsel çatışmalar, izleyiciye çok şey düşündürüyor.
Bir yudumda bitirebileceğiniz bir film değil, ama bir bölümü izlemeye başladığınızda, inanın kendinizi yerinizi bırakamayacak kadar derin bir yolculuktasınız. Of ya, bu film sadece izlenir mi? Harbiden yaşanır!
Yorumlar