Oz (1997)
Film Özeti
Oswald Hapishanesi’ne hoş geldiniz… Ama anlayın ki burada “hoş bulduk” demek oldukça zor. Matt Dillon’ın yönetmenliğini üstlendiği “Oz”, sadece bir hapishane dramı değil; aynı zamanda insanoğlunun karanlık, çürümüş yüzünü gözler önüne seren bir yolculuk. Mahkûmların, gardiyanların ve onların içsel çatışmalarının derinliğinde kaybolmak istemez misin?
Tim McManus’ın (Lee Tergesen) liderliğindeki bu cezaevi, cinayet, uyuşturucu ve intikamla dolup taşıyor. İzlediğiniz her karede, cezaevinin beton duvarlarının ardında kimlerin ne mücadeleler verdiğini, hangi çetelerin savaşlarının yaşandığını göreceksiniz. Evet, burada her an bir kaos çıkabilir… Zaten celâl, hapishanenin rutinlerinden biri haline gelmiş durumda. Eşcinsellerle gangsterler, Müslümanlar ve Latinler… Herkes kendi alanında güç sahibi olmaya çalışıyor. Herhangi bir zayıflık, sizi hemen hedef haline getirebilir. Vallahi, bu ortamda hayatta kalmanın tek yolu, güçlü durmak, başkalarını alt etmek.
Şihab, zayıflar burada acı çekerken, güçlüler sağ kalmaya devam ediyor. Ama anlamak lazım, bazen hayatta kalmak sadece yarını görebilmek için değil, umutları taze tutmak için de önemli… Yani, kimileri paranın peşindeyken, kimileri sadece bir an olsun rahat bir nefes almak peşinde. Hatta bazı mahkûmlar, serbest kalma umuduyla günlerini sayıyorlar, biliyor musun? Ama her şeyin ötesinde, Oz’u izlerken, bu karanlık dünyada neyin gerçek neyin yalan olduğunu sorgulamaktan kendini alamıyorsun.
Eamonn Walker ve Ernie Hudson da dahil olmak üzere, göreceğiniz tüm oyuncular, karakterlerini öyle bir görecelik içinde sunuyor ki, derinlemesine bir inceleme yapmadan geçemeyeceğiniz sahnelerle karşı karşıya kalıyorsunuz. Duyguların, arzuların ve korkuların iç içe geçtiği bu dünyada kaybolmaya hazır mısın? Oz’da her şey mümkün, ancak ne olursa olsun, asıl soru şudur: Gerçekten kim kimin dostu?
Yorumlar