Pokemon (1997) Fragman
Film Özeti
Uzun zamandır beklenen bir serüven, 1997 yılında dünya genelinde milyonların kalbini fetheden Pokémon filmiyle sinema sahnesinde hayat buluyor. Herkesin hafızasında yer eden, çocukluktan yetişkinliğe geçişte bize eşlik eden o unutulmaz anlar… Ash Ketchum, hayalinde bir gün dünyanın en büyük Pokémon eğitmeni olmayı taşırken, tam on yaşına girdiği gün, belki de hayatını değiştirecek olan Pokémon’unu almak üzere yola çıkıyor.
Ama tabii ki her şey planladığı gibi gitmiyor. Sabahın neşesiyle koşar adım Profesör Oak’ın laboratuvarına gittiğinde, içini bir heyecan sarıyor. Ancak, bu heyecan bir anda hayal kırıklığına dönüşüyor. Profesör, Ash’e tüm Pokémonların alındığını söyleyince, bu işte bir gariplik var diye düşünmeden edemiyorsun ki… Ama bekle, bir Pokémon kalmış! Evet, o efsanevi Pikachu! Ancak… Pikachu, Ash’in hayalindeki o mükemmel dost değil; tam tersine, başına bela olan, kendi bildiğini okuyan bir karakter.
İkili arasında yaşanan o comik çatışmalar ve duygusal anlar, tam bir dostluk hikayesine dönüşmeden önceki gel-gitlerle dolu. Dışarıda rakibi Gary’nin zafer tokatları eşliğinde, Ash’in kafasında dönen düşünceleri düşünün; “Ben bu yolda durmayacağım, en büyük eğitmen ben olacağım!” derken yakaladığı o motivasyon, izleyiciyi hemen içine çekiyor. Gary, sanki Azami zaferin bir simgesi gibi orada, hasım olduğu kadar ilham verici bir rakip.
Profesör Oak, bu yolda onun yanında olmasını istediği Pokédex’i verirken ise her şeyin önüne geçiyor: “Bu senin görevindi, tamamla!” derken Ash’in yapması gerekenin büyüklüğünü bir kez daha hatırlatıyor. İkili arasında filizlenen bu olağanüstü dostluk hikayesi; mücadeleleri, zaferleri ve birlikteliği içten bir şekilde izleyiciye sunuyor. Harbiden, macera dolu bir yolculuğa kapılar açan bu film, Pokémon dünyasında büyüleyici bir kapı aralamakta. İşte tam da bu yüzden, bu film sadece bir animasyon değil; bir hayat dersi…
Yorumlar