Skins (2007)
Film Özeti
Bristol’un sokaklarında yankılanan kahkahalar… “Skins” dizisi, sıradan bir gençlik hikayesinin çok ötesine geçiyor. Hayatlarının baharında, aşkın ve dostluğun derin sularında kaybolan gençler, izleyicileri kendi dünyalarına davet ediyor. Chris Clough, Paul Gay ve Minkie Spiro’nun yönettiği bu dizi, adeta bir gençlik annesi gibi, ergenlerin sorunlarına, zaaflarına, zaferlerine ve dertlerine keskin bir bakış atıyor. Nicholas Hoult, Mike Bailey, April Pearson, Joe Dempsie ve Larissa Wilson… Bu isimler, hayatı bir yudum şarap gibi içen gençlerin yüzüne yansıyan saf korku ve heyecanı son derece ustaca yansıtıyor.
Her bölümde belki de bir hayat dersi saklı… “Skins”, içindeki her karakterle bizi derinden etkileyen bir yolculuk sunuyor. Eğlenceli anlar ve hüzünlü sahneler iç içe geçmişken; büyüme sancıları, aşık olmanın getirdikleri ile birleşiyor. Bazen kahkaha atarken, bazen ise gözyaşlarına boğulacaksınız. Bu gençlerin hayatında kaçınılmaz olan düşüşler ve yükselişler var işte… Onlarla birlikte biz de öğreniyoruz; hayatta her şey, her seçim bir sonucu beraberinde getirir. Yanımızda dostlarımız var mı, ya da hayallerimize giden yolda karşımıza çıkan engeller…
“Skins”, bir çırpıda izlenecek bir dizi olmasının yanı sıra, içinde barındırdığı gerçek hikayeleri ve insana dair duyguları ile öne çıkıyor. Ne de olsa, gençlik dediğin şey sadece bir yaş değil; kararların, tutkuların ve kaygıların bir karması. Kimileri bu yolda kayboluyor, kimileri ise kendini buluyor. Ahh, bir de şu sosyal medya dönemi var; herkesin sanal birer kahramana dönüşme çabası… Tam burada “Skins”, gerçekliğini yitirmeden, gençlerin kendilerini bulmalarına nasıl destek olduğunu gösteriyor. İzlerken, “Vallahi ben de böyle hissetmiştim!” diye kendinizi bulmanız kaçınılmaz. Hayatın ciddiyetini anlamaya çalışan gençlerin bir araya geldiği bir serüven, “Skins” ile parlayacak… Ve tabii ki, bu yolculukta kalplerin çarpması, gözlerin parlaması kaçınılmaz…
Yorumlar