Tangerine (2015)
Film Özeti
Hayatın tuhaf yollarında kaybolmuş iki kadın… “Tangerine” filmi, 2015 yapımı, tam anlamıyla ilginç bir deneyim sunuyor. Yönetmen Sean Baker’ın dikkat çekici tarzı, bu filmi özel kılan detaylardan yalnızca biri. Film, Noel günü yaşanan bir dizi olay etrafında dönüyor. İkili, hayat kadını olarak çalışan trans bireyler Sin-Dee ve Alexandra’nın dünya ile çatışmalarını ve içsel dilemmasını [ele alıyor. Her şey, Sin-Dee’nin hapisten yeni çıkan erkek arkadaşının sadakatsizliğini öğrenmesiyle başlıyor. Yani, vallahi Sin-Dee’nin ruh hali anında yerle bir oluyor. Kız arkadaşının desteğiyle, ikili gün boyunca başlarına gelenlerle yüzleşerek kendilerini bulmaya çalışacaklar.
Baker’ın iPhone ile çektiği bu film, tıpkı hayat gibi; ilginç, renkli ama bir o kadar da hüzünlü. Mya Taylor ve Kitana Kiki Rodriguez’in performansları, seyirciyi anbean hikayenin içine çekiyor. Yani, harbiden öyle bir yola çıkıyorsunuz ki, hem gülüp hem de düşündüren anlarla doluyor. Kadınların New York sokaklarında geçirdikleri bu kısa ama yoğun gün, hem bir arayış hem de varoluşsal bir sorgulama sunuyor. Of ya, tam da bu sırada yanlarında bir başka karakter olan Karren Karagulian’ı görüyoruz. Her biri birbirinin hayatındaki boşlukları doldurmak için çabalarken, dostluklarının sınırlarını zorluyorlar.
Film, sadece bir gün içinde geçmesine rağmen, izleyiciye yıllar süren bir hikaye anlatıyor. Gerçek hayattan kesitler sunarak, hem komedi hem de drama unsurlarını ustalıkla harmanlıyor. Sin-Dee ve Alexandra’nın yaşadıkları, belki de etrafımızda sıkça gördüğümüz ama göz ardı ettiğimiz hayatlara dair çarpıcı bir ayna tutuyor. Kısacası, “Tangerine” sadece bir film değil; hayatın, dostluğun ve kaybın sorgulandığı bir yolculuk…
Yorumlar