Sherlock (2010)
Film Özeti
Sherlock, 2010 yılında ekrana gelen ve Arthur Conan Doyle’un ünlü dedektif karakterini modern bir perspektife taşıyan bir dizi. Yönetmen koltuğunda Benjamin Caron, Rachel Talalay ve Euros Lyn’in yer aldığı bu yapım, izleyiciyi sıradışı cinayetler ve zihin açıcı bulmacalarla dolu bir dünyaya davet ediyor. Fevkalade zekâsıyla bilinen Sherlock Holmes, Benedict Cumberbatch’ın harika performansı ile hayat buluyor. Kolay kolay oturup dinlenmeyen, sürekli bir şeyler düşünen bir karakter. Her ne kadar sokakları işgal eden cinayetler ve gizemler ile ilgilense de, bazen de insanlara karşı duyarsız davranmalarıyla tanınıyor… Of ya, bu adamın sosyal becerileri gerçekten tartışılır.
Dizinin diğer ironik kahramanı ise Dr. John Watson, yani Martin Freeman. O kadar insancıl ki, huysuz dedektif Sherlock’un yanında bir denge unsuru gibi duruyor. İkili, Londra’nın karanlık köşelerinde sır perdesini aralarken, izleyiciler bir yandan kahkaha atarken bir yandan da gerilimi hissedecek. Bu arada, her bölümdeki aksiyonun yanı sıra, muazzam bir komedi unsuru da var. Sherlock’un zeka oyunları ve Watson’un sağduyusu, tam anlamıyla bir ‘fırtına’ oluşturuyor.
Sıradan bir dedektif hikayesinden çok daha fazlasını sunan “Sherlock”, kısacası bir suç bulmacası değil, aynı zamanda dostluğun, güvenin ve insan doğasının derinliklerine inen bir yolculuk. Her bölümde yeni bir maceraya atılan ikili, izleyiciyi güncel teknolojinin ve modern yaşamın içinde, fakat her anında geçmişe yapılan göndermelerle sarıyor. İşin içinde yalnızca cinayetler yok; dostluk, sadakat ve insan ilişkileri de çok önemli… Harbiden, Sherlock ve Watson’ın dinamikleri o kadar gerçekçi ki, izlerken kendini onların hikayesinde kaybetmemek elde değil. Eğlendirirken düşündüren ve sürükleyici bir yapım arayanlar için “Sherlock”, kesinlikle kaçırılmaması gereken bir seçenek!
Yorumlar