Annemi Trenden Nasıl Atarım (1987)
Film Özeti
“Annemi Trenden Nasıl Atarım” (1987) filmi, kahkahalarla dolu ama bir o kadar da düşündüren bir hikaye sunuyor. Yönetmen koltuğunda Danny DeVito’nun oturduğu bu yapım, izleyiciye sıradan bir günün nasıl bir kabusa dönüşebileceğini gösteriyor. İki ana karakterimiz var; biri Billy Crystal’ın canlandırdığı eski koca, diğeri ise Danny DeVito’nun hayat verdiği ezik ana kuzusu. İkisi de farklı sebeplerle sevdiklerinden kurtulmanın yollarını arıyor. Işte tam bu noktada, olaylar tuhaf bir hal alıyor…
Neyse ki bu filmi sıyıran şey, sadece intikam arzusu değil. Her iki karakter de o kadar komik bir şekilde iş başında ki, zaman zaman kahkahalara boğulacağınızı garanti edebilirim. Kimi zaman gözyaşlarıyla gülmek, kimi zaman da “Bu nasıl bir mantık ya?” diye düşünmek zorunda kalıyorsunuz. Kim bilir, belki de hayatımızda böyle bir an yaşamak harbiden düşündüğümüzden daha komik bir biçimde geçebilir.
Anne karakteri, Anne Ramsey’nin ustalıkla canlandırdığı bir kadın olarak, oğlunun hayatını mahvetmekte kararlı bir figür. Öyle ki, izleyiciyi güldürürken aynı zamanda bu karamsar tabloya sokmayı başarıyor. Şöyle bir düşünsenize; bir yandan anneniz, diğer yandan eşiniz… Nasıl bir seçim yaparsınız? Her iki karakter de birbirine paralel hayatlar yaşıyor, birbirlerini yok etmek için çeşitli planlar yapıyorlar ama sonuçlarını düşündüklerinde sadece felaketler peşinde koştuklarını anlıyorlar.
Kate Mulgrew ve Kim Greist de film boyunca gözler önüne serilen diğer güçlü karakterler. Yani aslında tüm kahramanlar, bir şekilde aşk ve nefret ilişkisinin gölgesinde şekilleniyor. Film, tam anlamıyla sıradan bir günün nasıl karmaşık hale geldiğini ve insanların birbirine olan bağlılıkları ile çatışmaları üzerinden kurgulanmış. Öyle ki, izlemeye daldığınızda bir daha çıkmak istemeyeceksiniz. “Bunu nasıl yapabilirim?” dedirtecek kadar ilginç bir yapıda.
Kısacası, “Annemi Trenden Nasıl Atarım”, sadece bir komedi değil; aynı zamanda derin aile ilişkilerine ve insan psikolojisine dokunan bir başyapıt. İzlerken yüzünüzdeki gülümsemenin yanı sıra, belki de içinizde bir şeylerin deşifre olduğunu hissedeceksiniz… Mark Twain’ın dediği gibi, “Gerçek hayatta komik olan her şey, komik olmaktan öte bir tarafı da var.” Bu film de tam olarak bunu vurguluyor…
Yorumlar