Ayla (2017)
Film Özeti
Ayla (2017) filmi, savaşa, kayıplara ve insana dair bir hikaye anlatıyor. 1950’lerin bu zorlu döneminde, Kuzey Kore’nin Güney Kore’ye saldırmasıyla, Türkiye de Birleşmiş Milletler’in yardım çağrısına kulak veriyor. Hemen bir tugay gönderiliyor. İşte tüm bu koşullar altında, savaşın acımasız yüzüyle yüzleşen bir adamın hayatına dokunan masum bir çocuğun öyküsü başlıyor. Süleyman Astsubay, cephede bir hayat buluyor ama bulduğu, belki de kendisinden çok daha değerli bir şey: Küçük bir kız. Annesi ve babası savaşta kaybolmuş olan bu 5 yaşındaki minik yürek, ekrandan size derin bir sıcaklık hissettirecek. Kendisine Ayla adını veren Süleyman, onun bakımını üstlenirken, aralarındaki bağ, savaşı geri plana itiyor.
15 ay boyunca birlikte geçen zamanın sonunda, savaşın sona ermesiyle Süleyman, Türkiye’ye dönmek zorunda kalıyor. Ama işte burada drama başlıyor! Ayla’yı bırakmak istemiyor. Bütün zorluklara rağmen, uçurum gibi görünen Kore yasalarını aşmak için elinden geleni yapıyor. Ama her şey o kadar da kolay olmuyor… Hayat vermek ve korumak üzerine kurulu olan bu tutku dolu hikaye, izleyiciyi hem düşündürüyor hem de duygulandırıyor.
60 yıl sonra, eski bir savaş gazisi ve sevdiceği tekrar bir araya geliyor. Bu buluşma, doğal bir akışla kalplerimizi ısıtıyor. Film, sadece bir savaş hikayesi değil; sevgi, özlem ve yenilenme üzerine de harbiden düşündürücü bir yapım. Ayla’nın masumiyeti ve Süleyman’ın içsel savaşı, hatırlanması gereken bir insanlık dersi sunuyor. Zamanın ne kadar uzak olsa da, duyguların bir o kadar yakın olduğunu gösteriyor. Tüm bunları izlerken, acaba biz de hayatımızda kimleri unutmuşuzdur? Of ya… Bu filmle sadece gözleriniz değil, ruhunuz da doyacak.
Yorumlar