Ejderhanı Nasıl Eğitirsin (2010)
Film Özeti
Ejderhanı Nasıl Eğitirsin, animasyon dünyasına damgasını vurmuş, samimiyetle işlenmiş bir hikaye olarak karşımıza çıkıyor. Berk Adası’nın sakinleri, yıllardır acımasız ejderhalar tarafından tehdit altında yaşıyor. Düşünün, yıllarca süren bir savaş… Herkes bir ejderhayı avlamanın yollarını ararken, köyün haylaz çocuğu Hiccup, sıradan bir gençten pek de farklı görünmüyor. Ama o fark, o cesaret ve biraz da merakla başlıyor.
Bir gün, Hiccup kendi icadı olan tuhaf silahı kullanarak bir ejderhayı yakalıyor. Ama işte, işleri tersine çeviren o an geliyor; onu öldürmek yerine serbest bırakıyor. Of ya, bu genç deli mi ne, demekte haklısınız sanki! Ama içsel bir bağ, bir dostluk kuruluyor aralarında. Hiccup ile dişlerini sıkan bu efsanevi yaratık, aslında pek de öyle korkutucu değil. Oysa Hiccup, bu dostluğu keşfettikçe, hayatının ne kadar değiştiğini anlamaya başlıyor.
Filmin yönetmenliğini üstlenen Dean DeBlois ve Chris Sanders, büyüleyici görseller ve etkileyici bir hikaye ile izleyiciyi sarmalıyor. Jay Baruchel’ın Hiccup olarak seslendirmesi, Gerard Butler’ın babası Stoick rolüyle, Craig Ferguson, America Ferrera gibi isimlerin katkılarıyla herkes bu destanı heyecanla izliyor.
Aslında, bu film sadece ejderhalarla değil; dostlukla, cesaretle, aile bağlarıyla da ilgili. Hiccup’ın büyüyüşüne ve kendi içsel yolculuğuna şahitlik ederken, biz de onunla beraber gelişiyor, değişiyoruz. Harbiden, herkesin bir yerlerde biraz Hiccup olması gerek. Korkularımızla yüzleşip, dostluklarımızı beslediğimiz bir dünyada yaşayabilmek için… Ne dersiniz, bir ejderhayla dost olmayı denemek fena bir fikir mi?
Yorumlar