Gelinin Babası (1991)
Film Özeti
George Stanley Banks, hayatında her şey yolunda giden, normal bir adam. Tamam, işinde iyi bir kariyeri var, arkadaşlarıyla keyifli bir hayat sürüyor ama asıl mutluluğunun, minik dünyasının kaynağı, kızı. Bir gün, yıllar önce yurtdışında okumak için yola çıkan kızı, nihayet geri dönüyor. O an için sanki zaman durmuş gibi. George, onu en güzel şekilde karşılamak için hazırlanıyor. Hatta, kızının yıllar önceki en sevdiği bisikletini bile buluyor. Ama işte… Her şey çok daha karmaşık hale gelecektir.
Dışarıdan bakıldığında her şey gayet sıradan. Ama gelin adayı, George’un o dünyasına birer birer girmeye başlayınca, işlerin hiç de öyle yolunda gitmeyeceğini anlıyoruz. Steve Martin’in o eşsiz komedi yeteneğiyle harmanladığı George karakteri, her adımda izleyiciyi gülmeye ve düşünmeye itiyor. Diane Keaton ve Kimberly Williams-Paisley ise ona bu karmaşık ilişkide eşlik ediyor. Gelin, hayallerindeki adamla evlenmek üzere iken, baba kendi dünyasında yaşadığı çatışmaları, duygusal anları ve komik kazaları yaşıyor.
Hani derler ya, “bir baba olarak kızı için her şeyi göze alır” diye… George’un yaptığı tam olarak bu. Ama işleri düşündüğü kadar basit değil. Bir yanda onun düğünü, diğer yanda kendi duygusal yolculuğu. İşte bu ikisi arasındaki dengeyi kurmaya çalışırken, harbiden komik ve anlamlı anlarla dolu bir yolculuğa çıkıyoruz. George’a eşlik ederken, bir yandan gülmekten yerlere yatacak, diğer yandan bir baba olarak onun hislerini anlayacaksınız.
Sonuçta, “Gelinin Babası” sadece bir düğün hazırlığı hikayesi değil. Gözyaşları, kahkahalar ve hayatın karmaşası iç içe geçmiş. Ve bu karmaşa içinde herkesin kalbinde biraz George var… Kim bilir, belki de hepimizin hayatında bir “gelin” ve bir “baba” hikayesi vardır. Unutulmaz sahneleri ve muhteşem performanslarıyla bu film, yıllar geçse de izleyenin aklında kalacak.
Yorumlar