Genç Frankenstein (1974)
Film Özeti
“Genç Frankenstein” (1974) belgesel türündeki klasik, Mel Brooks’un mizahi dehasıyla harmanladığı, kültürel bir hazine gibi. Filmin kahramanı Frederick Frankenstein, modern tıbbın peşinden koşan, tutkulu bir nörolog. Ama işin aslı, bu adamın kaderi, dedesi Baron Frankenstein’ın gölgesinde şekilleniyor. Hani şu, geçmişte ölülerle deneyler yaparak kan donduran deli bilim insanı var ya… İşte onun torunu! Frederick, dedesinin çalışmalarını haksız yere damgalanmış bir lanet gibi görüyor. Gel gör ki, işleri değişiyor. Aniden, Avrupa’dan gelen bir avukatın kapısını çalması ile tüm hayatı kabuk değiştiriyor.
O avukat, Frederick’e bıraktığı miras ile birlikte Transilvanya’yı ziyarete gitmesi gerektiğini söylüyor. “Ya ben buraya gitmem ki?” derken, aslında kaderin ona sunduğu çıtır çıtır bir macerayı kaçırmaya çalışıyor. Frederick, yola çıkıyor ve geldiğinde karşısında ne mi buluyor? “Uçarı kambur Igor” ve etkileyici bir asistan olan Inga ile karşılaşıyor… Ah, bu ikili zaten film boyunca gülmekten yerlere yatmanıza neden olacak.
Baron Frankenstein’ın gün yüzüne çıkmamış sırlara yaklaşırken, genç doktor ve ekibi, tarihin en tuhaf deneyini yeniden canlandırmak için bir araya geliyor. Tüm bunlar olurken, doludizgin bir komedi ve korku unsurları arasında gidip geliyorsunuz… Of, izlerken bu karakterlerin hayatındaki absürt durumlar ve hiciv dolu diyaloglar, adeta sizi çekiyor. Sonunda, herkesin bildiği o ikonik sorunu yeniden ele alacaklar: Hayat mı, ölüm mü? Mel Brooks’un eşsiz mizahı eşliğinde, bu film izleyiciyi hem güldürüyor hem de düşündürüyor. Ölümden korkmayan bu genç doktor, kahkahalarla dolu bir yolculuğu başlatıyor. Bu şatonun sırlarını çözmeye hazır mısınız?
Yorumlar