Kızlar Sahada (1992)
Film Özeti
II. Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle her şey altüst olurken, Amerika’nın sokakları ve sahaları da değişime uğruyor. Hani şu, kahraman erkeklerin yerini güçlü kadınların aldığı dönemde, sadece spora olan tutku değil, bir devrim de başlar. “Kızlar Sahada” filminde, Penny Marshall’ın yönettiği harika bir kadın kadrosuyla tanışıyoruz. Tom Hanks, Geena Davis, Lori Petty, Madonna ve Rosie O’Donnell’ın sahnelerdeki enerjisi, gözlerimizi ekrana yapıştırıyor.
Başlangıçta herkesin göz ardı ettiği, “Yahu bu kadınlar beyzbola nasıl bakar?” dediği her an, aslında dönemin ve toplumun yeniden şekillendiğini gösteriyor. Klasik mini etekleriyle sahalarda koşan bu kadınlar, birer efsane haline geliyor. Futbol sahalarında yaşanan çekişmeler, özveri ve hırs, tüm bu kadınların beyzbol dünyasında ne denli etkili olduklarını anlamamıza yardımcı oluyor. Yukarıdan bakıldığında, sadece eğlencelik bir spor olarak görülen beyzbol, bu kahramanların ellerinde bambaşka bir önem kazanıyor.
Şimdi düşün, yanlarında oturuyorsun… Hepsi farklı hayat hikayelerine sahip bu kadınlar; inatçı, cesur, mücadeleci. Beyzbol sahasında yaşadıkları her maç, her hayal kırıklığı ve zafer, aslında bir özgürleşme, bir isyan gibi. Tam bu noktada bir çıkmazla karşılaşılıyor; toplumsal normlar ve bu normların getirdiği baskılar. Ama pes etmezler. Biliyor musun, yıllar geçtikçe, sadece onların çabaları değil, tüm kadınların görünürlüğü artıyor ve beyzbol sahasında adları birer efsane olarak anılmaya başlıyor…
Özetle, “Kızlar Sahada”, savaş sırasında güçlendikleri bu renkli dünyayı bizlere aktarıyor. Sadece bir film değil, aynı zamanda bir tarih dersi. Ne kadar zorlu olursa olsun, hayatta kalmanın ve sevdiklerini savunmanın ne denli önemli olduğuna dair bir hatırlatıcı, bir anı… Sakin başlangıçların ardından patlayan tutkular, işte bütün bu nedenlerle kalbimizi fethediyor. Harbiden güzel bir film…
Yorumlar