Lucifer (2016)
Film Özeti
Cehennemin en cazibeli yüzü, Los Angeles’ın sokaklarında suçlularla savaşıyor; işte Lucifer Morningstar: Göz alıcı bir karanlık ve zihinlerdeki karmaşayı ustaca harmanlayan bir karakter. Tom Ellis’in canlandırdığı bu ortaya karışık “Cehennem Lordu”, aslında yalnızca suçu değil, kendi içsel çatışmalarını da çözmeye çalışıyor. Neyse ki Los Angeles Polis Departmanı’nda çalışan, cesur ve çekici dedektif Chloe Decker (Lauren German) ile arasındaki kıvılcım, onu yeryüzündeki insanların dünyasına daha da yakınlaştırıyor… Vallahi, bu adam tam bir karmaşa!
Her bölümde, Lucifer’in ne kadar aldatıcı ve aynı zamanda eğlenceli olabileceğini keşfetmek, izleyiciyi adeta ekrana kilitliyor. Sürekli gülümsemeye, zaman zaman gözyaşlarına ve düşündürmeye hazır olun. Cehennem ateşinden kaçmış bir melek, içinde pek çok sır barındırıyor. En büyük sorusu, “İnsanlar beni sevdiğinde ne oluyor?” Ah, işte bu soru bazen bir kaosa dönüşebiliyor. Aşk, intikam, günah ve kefaret… Hepsi bir arada, her bölümde daha da derinleşen bir oyunun parçaları.
Suçluları yakalarken aslında kendi kimliğini de sorgulayan Lucifer, Cehennem’in yükünü taşımayı bıraktığında, neler olabileceğini dikkatlice izliyor. Kimi zaman cinsellik, kimi zaman mizah, bu dinamik karakterin peşinden koşarken bizlere sunduğu görsel şölen… Harbiden, kaçırılmayacak bir keyif!
Sonuç olarak, bu dizi sadece bir suç draması değil; tanrısal bir bükülme, aşk dolu anlar ve düşündüren diyaloglarla dolu bir yolculuk. Lucifer, yalnızca suçluları yakalamakla kalmıyor, aynı zamanda kalpten kalbe bir yolculuğa çıkmamızı sağlıyor. İzlemekten zevk alacağınız, zamanla içindeki karmaşayı daha iyi anladığınız bir yapım. Cehennemi bulduğunda, insanlığı unutmayan bir melek… İşte Lucifer!
Yorumlar