Luther (2010)
Film Özeti
“Bu filmde Luther, sadece bir dedektif değil. O, işine adanmış bir adam; her bir cinayetin arkasında yatan psikolojik tüyoları avlarken, kendi içsel çatışmalarıyla da yüzleşiyor. Gerçekten, işte bu, hikayenin en sarsıcı kısmı. Hani bazen diyoruz ya, ‘hayat zordur, dostum’, işte Luther de bunun tam ortasında kalıyor. Biraz psikolog, biraz savaşçı… Ama tüm bunların ortasında, intikam ve adalet arayışında kaybolmuş bir adam. Evet, Idris Elba’nın muazzam performansıyla büyülenmemek elde değil.
Film, cinayetlerin karanlık köşelerinde gezinirken, Luther’ın psikolojik derinliklerini de yavaş yavaş açığa çıkarıyor. Yani, gerçekten insanın aklını karıştıracak kadar zor bir durumda kalıyor. Her biri birbirinden farklı suçlar, her biri zihin yoklayıcı; hepsi Luther’ın sınırlarını zorluyor. Vallahi, bazen bu dedektifin ne kadar yalnız olduğunu düşünmeden edemiyorum. O kadar dehşet verici durumlarla başa çıkmaya çalışıyorken, kendi kişisel hayatının iplerini de tutmaya gayret ediyor. Ancak işin gerçeği, ne kadar zor ve karmaşık olursa olsun, her bir suç ona kendi karanlık tarafını unutma fırsatı veriyor.
Bazen, düşündürücü tavırları, derin aklı ve insani duyguları arasında o kadar gidip geliyor ki, ‘acaba bu adam gerçekten de kontrolünü kaybediyor mu?’ diye sormaktan kendimi alamıyorum. Düşünsene, bu kadar iş ve hayat yükü altında ne kadar dayanabilir ki? İşte bu noktada, Luther, hem izleyici hem de kendisi için bambaşka bir yolculuğa çıkıyor. Of ya, hayret ettiriyor… Drama, gizem ve derin bir karakter incelemesi arıyorsanız, Luther’ı kesinlikle kaçırmayın!”
Yorumlar