My Brilliant Friend (2018)
Film Özeti
Elena Ferrante’nin çok sevilen roman serisinden uyarlanan “My Brilliant Friend”, izleyicileri derin bir yolculuğa davet ediyor. Napoli’nin sıcak sokaklarında, hayatın acımasız gerçekleriyle boğuşan iki arkadaş, Elena Greco ve Raffaella Cerullo’nun hikayesini sunuyor. Hiç tanımadıkları bir dünyada kaybolmuş gibi hissetseler de, birbirlerine olan bağlılıkları, hayattan beklentilerini şekillendiren en güçlü dinamik…
Dizi, geçmişe dönerek 60 yıl sonrasından başlıyor. Elena, her zaman “Lila” dediği en yakın arkadaşının kaybolduğunu duyduğunda, içinde tarifsiz bir boşluk hissediyor. Hayatlarının her anında yan yana olan bu iki kadının sırları ve hayalleri, o kadar yoğun ki, sanki Napoletan sokaklarının ruhu bu duyguların içine işlenmiş. Hani böyle bazen bir yapıma bakarsınız ve içinizde bir şeyler kıpırdanmaya başlar ya; işte “My Brilliant Friend” tam da böyle bir his bırakıyor.
Yönetmenler Laura Bispuri, Alice Rohrwacher ve Daniele Luchetti, bu iki kadının öyküsünü anlatırken, sadece arkadaşlıklarını değil, aynı zamanda toplumun baskılarını, kadın olmanın ne demek olduğunu ve hayatta kalma mücadelesinin anlamını da gözler önüne seriyorlar. Bir yandan çocukluk hayalleri, diğer yandan acı gerçekler…
Dizi boyunca, her bölümü izlerken sanki for instance, kendi çocukluğunuzu yeniden yaşıyormuş gibi hissediyorsunuz. Aralarındaki o yoğun bağ, bazen bir gülümseme, bazen bir gözyaşı… Kimi anlarda, “Boş ver, ne yapalım?” derken, bazı yerlerde “Vallahi bu çok önemli!” diyorsanız, emin olun Lila ve Elena’nın öyküsü sizi derinden etkilemekte.
Sonsuz bir dostluk hikayesi… “My Brilliant Friend”, hem yüreğinizi ısıtacak hem de sizi düşündürecek bir serüven sunuyor. Sonuçta, kim bilir? Belki de arkadaşlık, hayatın en değerli hazinesidir…
Yorumlar