Orange Is the New Black (2013)
Film Özeti
“Orange Is the New Black”, hayatın ne kadar karmaşık ve sürprizlerle dolu olduğunu gözler önüne seren etkileyici bir yapım. Düşünsene… Seçkin bir New Yorklu kadın, geçmişinde yaptığı bir hata yüzünden kendini eğitim ve lüks içinde geçirdiği hayatından tamamen farklı bir dünyada, kadın hapishanesinde buluyor. Piper Chapman, ana karakterimiz, tam 15 ay boyunca özgürlüğünden mahrum kalacak.
Dizi, Piper’ın hapishaneye girişiyle başlıyor. İnan bana, burada dost kazanmak kadar düşman edinmek de çok kolay. Her bölümde, pencereden dışarı bakarken içsel çatışmalarını, düşmanlıklarını ve dostluklarını göreceksin. Piper’ın yanındaki kadınlar, her biri farklı hikayelerle geçiyor; kimisi hayatını değiştirecek kararlar alırken, kimisi aynı hatalara bir kez daha düşme tehlikesiyle yüzleşiyor.
Laura Prepon’un canlandırdığı Alex Vause, Piper’ın geçmişten gelen çalkantılı aşkı… Bir nevi hayatına geri dönmüş gibi. Of ya, bu durum, Piper’ın hapisteki yaşamını daha da karmaşık hale getiriyor. Her an, bir arkadaşlık veya düşmanlık kuran başka bir kadınla karşılaşabilir. Selenis Leyva, Dascha Polanco gibi isimlerin enerjileri de cabası. Bu karakterler, sadece hapishanenin sert kuralları ile değil, aynı zamanda birbirleriyle olan ilişkileriyle de mücadele ediyor.
Yönetmenler Clark Johnson, Constantine Makris ve Nick Sandow’un her bir bölümde yarattığı atmosfer, izleyiciyi alıyor ve içeri çekiyor. Duygusal anlar, komik diyaloglar ve sert gerçeklerle dolu, tam bir duygu yelpazesi. Dizi, aslında yalnızca bir hapishane hikayesi değil; insanın kendini bulma çabası, bağ kurma isteği ve zaaflarıyla yüzleşme hikayesi. Drama ile komedinin mükemmel harmanlandığı bir yapım… İşte bu yüzden de bu dizi, yıllar geçse de unutulmaz.
Yorumlar