Oyun (2017)
Film Özeti
Kendinizi bir göl evinde, mutlu bir hafta sonu hayaliyle kaybolmuş buluyorsunuz. Jessie ve Gerald, umut dolu bir kaçamak için yola çıkıyor. Ancak, bu huzurlu kaçış, bir anda kabusa dönüşüyor. Karşılıklı heyecan arayışları sırasında yapılan bir seks oyunu, ikilinin göl kenarındaki hayatını altüst ediyor. Ne de olsa, aşk bazen tehlikeli olabilir…
Bir kaza sonrası Gerald, yere yığıldığında, olayların seyrini değiştirecek bir kargaşa başlar. Jessie, gözlerinin önünde yaşanan bu trajediyi anlamaya çalışırken, elleri yatağa kelepçeli bir şekilde çaresiz kalıyor. Korkunç bir yalnızlık, karanlık düşünceler; hepsi birbirine karışıyor. Harbiden de, insanın düşünceleri bazen öyle çarpıtıyor ki… Odada zaman geçtikçe Jessie, kendisini izleyen bir varlık olduğunu hissetmeye başlıyor. O an, odanın karanlığı içinde, gerçek ile kurgu arasındaki ince çizginin kaybolduğunu hissediyor.
Mike Flanagan’ın yönetmenliğini üstlendiği “Oyun”, korkunun ve psikolojik gerilimin en derin noktalarına iniyor. Carla Gugino ve Bruce Greenwood’un muazzam performansları, sizi filmin içine çekiyor. İkilinin arasında geçen gerilim, izleyicinin nefesini keserken; Carel Struycken ve Chiara Aurelia’nın unutulmaz katkıları da bu atmosferi daha da yoğunlaştırıyor. Neyse ki, zihnin karanlık köşelerine yapılan bu yolculukta, Jessie’nin iradesi sınanıyor. Bazen de, hayatta kalmak için o karanlık odanın içindeki şeytanlarla yüzleşmek zorunda kalıyor…
Kısacası, “Oyun” ile sakin bir hafta sonu gününüzü, korku dolu anlara dönüştürmeye ne dersiniz? İzlerken nehrin sesini ve o huzurlu görüntüleri unutacak, Jessie’nin yaşadığı korkuyu hissedeceksiniz. Caleb Philip’in yazdığı hikaye, gerçekten çok ama çok düşündürücü… Ne diyelim, hazırlanın!
Yorumlar