Paragöz (1970)
Film Özeti
Bütün bir kışın sert soğukları Saraylar’a çökmüş… Ama insanın yüreği bir parıltıyla ısınabilir mi? “Paragöz” (1970), aslında tam da bunu sorguluyor. Ronald Neame’in yönetimindeki bu büyülü uyarlama, Charles Dickens’ın klasik hikayesini müzik eşliğinde canlandırırken, zengin bir adamın içsel yolculuğunu sahneye taşıyor. Hani, şöyle bir hayal edin, taş kalpli Ebenezer Scrooge (Albert Finney) var karşımızda… Zengin ama kalbi gömülmüş, sırf paranın peşinde bir adam. Somurtkan yüz ifadesiyle, bize sevgi ve bağışlamanın aslında ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatıyor.
Şimdi, her şey yalnız geçen bir Noel akşamında başlıyor. Scrooge, geçmişin, şimdinin ve geleceğin hayaletlerini karşısında görünce, aman ya ne olacak bu adamın hali, diyoruz. Bütün o kırgınlıklar, unuttuğu sevdikler ve kaybettikleri bir bir su yüzüne çıkıyor. Duygular, gözlerimizdoğrulduğunda adeta patlıyor, çünkü araya giren Noel ruhu… Her zamanki gibi işte, zenginle fakir arasındaki uçurum, en çarpıcı sahnelerde karşımıza çıkıyor. Mesela, zenginlerin düşünmeden hediye almasından sonra, bir fakirin sadece 15 şiline nasıl en güzel hediyeyi seçmeye çalıştığını görmek, insanı gerçekten etkiliyor.
Alec Guinness, Edith Evans ve Kenneth More gibi başarılı oyuncuların performansları, sahneleri daha da renklendiriyor. Müzikler öyle ki, iç içe geçmiş melodileri dinlerken, kendimizi bu masalın içinde buluyoruz. 1951 versiyonunda yeterince yansıtılamayan duygular… İşte bu filmde ustalıkla aktarılıyor. Ah, sahne tasarımı ve kostümler de cabası! Her detay özenle düşünülmüş, sanki o dönemde yaşıyormuşuz gibi hissediyoruz.
Yılbaşı ruhu katılıp, kalplerimizi ısıtmak için burada, “Paragöz” bir başyapıt. Bırakın, bu büyülü yolculukta Scrooge’un yanında siz de olmak isteyin… Unutmayın, bazen en sert kalpler bile sevgiye açılmayı öğrenebilir…
Yorumlar