Paragöz (1970)
Film Özeti
Charles Dickens’ın sevilen hikayesinden beyazperdeye taşınan “Paragöz” filmi, adeta bir dönüm noktası! Ronald Neame’in yönettiği ve Albert Finney’in hayat verdiği Ebenezer Scrooge, zenginlikte sınır tanımayan ama kalbini kaplayan bir taş gibi soğuk bir adam. Yani öyle biri ki, bir hediye almak için bile düşünenin geçimini tamamlaması gerekiyor. Müzikal formatı ile renklenen bu yapım, sadece hikayesiyle değil, müzikleriyle de akıllarda kalacak cinsten.
Hayaletler, geçmişi temsil edenler, anılara yolculuk edenler ve en önemlisi geleceği görebilme şansını sunanlarla dolu bir gece… Gerçekten de, Scrooge’un yalnız geçen o Noel akşamı, onun için korkunç bir dönüm noktası. Geçmişini gözden geçirmek zorundadır; aksi takdirde geleceği tam bir cehennem! Kendine ne kadar söz geçirebileceğinin, yüksek duvarlarının ardındaki yalnızlığının ve kalbindeki o derin korkunun peşine düşüyor. Her şey bir düşünceyle başlıyor: Yaşadığı hayatın ağır bedeli!
Alec Guinness, Kenneth More, Laurence Naismith ve Edith Evans gibi ünlü isimlerin olağanüstü performansları, sahne şovunun heyecanına heyecan katıyor. Duygu yoğunluğu öyle bir seviyede ki, geçen her sahne ruhunuzda bir şeyler uyandırıyor. Özellikle de Gary için en büyük hediye olan 15 şilin minnettar bir yürekle bir araya geldiği o muhteşem sahneyi izlerken iç geçireceksiniz…
İki saat boyunca, hem kahkaha hem de gözyaşı muhteşem bir dengede… Çocukluğunuzdan beri bildiğiniz ama tekrar hayat bulmuş bu hikaye, bir kez daha gösteriyor ki; zenginliği kalplerde bulmak, gerçek mutluluğu elde etmenin yegâne yolu. Yani, “Paragöz” sadece bir film değil, aynı zamanda bir yaşam dersi! Bu yılbaşı itibarıyla herkesin izleyip, Mancini’nin harika müziklerine eşlik etmesi gereken bir yapım… Dikkat, bu film kalbinizi ısıtacak!
Yorumlar