Saplantı (2020)
Film Özeti
Hunter, akıllarda kalacak bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. İçinde bulunduğu ıssız malikane, onun kapalı yaşamının bir yansıması aslında. Eşiyle birlikte yaşam sürerken, dışarıya kapalı duruşu ve her daim özenle hazırlanmış görünümüyle adeta kafesin içinde hapsolmuş bir Marilyn Monroe gibidir. Of ya, bu süreçte yaşadığı yalnızlığın derinlikleri bir kenara itilse de, gerçekte içindeki bunalım sürekli onunla beraber.
Eşi Richie’nin ailesi ve yakın arkadaşları dışında dünyayla pek bir bağı yok. Mutsuzluğunu gizlemek için çabalayan Hunter, evdeki nesneleri yutmak gibi bir alışkanlık geliştirdiğinde ise işler çığırından çıkmaya başlıyor. Hamilelik, bu zor zamanlarında hayatına renk katacak bir şey gibi görünse de aslında apayrı bir kabusun başlangıcı oluyor. Pika sendromu denilen bu davranış bozukluğu, çoğunlukla hamile kadınlarda görünür. Gerçekten de vücudundaki mineral eksikliği ya da karanlık psikolojik derinlikler, Hunter’ın bu yıpratıcı alışkanlığının temelinde yatıyor.
Her ne kadar dışarıda her şey normalmiş gibi görünse de, içsel çatışmalar, evdeki bazı nesneleri yuttukça daha da büyüyor. Düşünsene, sıradan bir gün bir anda yanlış bir yöne gidebilir… Neyse ki, bu zor yolculukta geçmişiyle yüzleşmek ve karanlık sırlarını açığa çıkarmak zorunda kalacak. Harbiden, hayatta kalma mücadelesinin ne demek olduğunu öğreniyor. Acılarının ve karmaşasının içinde kaybolmuşken, belki de kurtuluşu delilikte bulmak zorunda kaldığını gösterecek bize.
Zamanla, Hunter’ın içsel dünyasında karanlık ve aynı zamanda zarif bir skeçle yolları yaprak gibi sarılacak… Gerçekten, izleyiciyle kurduğu bağ her an daha derinleşecek. Saplantı filmi, sadece bir drama değil; izleyicinin içine işleyecek, onları sorgulatacak ve düşündürecek bir yapım.
Yorumlar