The Art of More (2015)
Film Özeti
“The Art of More” filmi, gözlerinizi Broadway’in ışıklı sokaklarından New York’un hırslı müzayede salonlarına çeviren, heyecan dolu bir yolculuk sunuyor. İnsanın en derin tutkularını, hırslarını ve sınıf atlama arzusunu sorgulayan bu yapım, karakterleri aracılığıyla gerçek bir sosyal tırmanma hikayesini ortaya koyuyor. Kendi sınıfsal sınırlarını aşmak isteyen bir işçi sınıfı adamı, nasıl oluyor da bu kalabalık ve soğuk dünyada yer edinmeyi başarır?
Marie, Abidin, Kadir derken, seyircilerimizi büyük bir müzayede salonunun yoğun atmosferine sürüklüyor. İzleyici, Marco Grazzini’nin canlandırdığı ana karakterin, Irak’ta askerken edindiği kaçakçılık becerileriyle nasıl bir cambazlık yaptığını harbiden merak ediyor. Hani böyle filmlerde her şey baştan aşağı değişir ya… İşte tam o nokta burada.
Kendi uzmanlık alanında saygın bir yere sahip olmak isteyen bu adam, her ne kadar zor yollardan geçse de, kendisini bu lüks dünyaya göz kırpan bir dolandırıcı gibi sokuyor. Peter Outerbridge ve Noam Jenkins gibi isimlerle birleştiğinde ise hikaye şaşırtıcı bir şekilde derinleşiyor. Filmin her bir sahnesi, karakterlerin ruh halini yansıtan bir tablo gibi; acı, hırs, özlem ve zafer hislerini ardarda yaşıyoruz.
Bu film, aslında zenginliği ve şatafatı içerisindeki boşluğu ve karanlık tarafları gözler önüne seriyor. Sadece içini boşaltarak kazandığınız paranın, bir de ruhsal bedeli olmak zorunda olduğu gerçeği ile yüzleşiyoruz. Sevdiği insanları kaybetme riski, İçinde bir ukde kalan o heyecan… Of ya, hayatta bazen sırf kazanmak için kaybetmek zorunda kalıyorsun.
Sonuçta, “The Art of More” müzayede dünyasına bir pencere açmanın yanı sıra, bu dinamik ve acımasız sistemde ezilenlerin sesi olmayı da başarıyor. Bir bakıma, müzayede işlemlerinin arkasındaki insan hikayesidir bu. Duygusal olarak yüzleştiriyor bizleri… Ve derken, gerçek üzerine düşündürüyor. İyi bir dram, işte tam da budur!
Yorumlar