Toast of London (2013)
Film Özeti
Düşünsenize, sahnenin yıldızı olabilecekken hayatın sahnesinde kaybolmuş bir adam… “Toast of London” tam da bu duyguyu yaşıyor. 2013 yapımı bu absürt komedi dizisi, ortası ya da sonuyla değil, tamamen Steven Toast adındaki ilginç karakterle başlıyor. Evet, bu adam pek normal biri değil. Orta yaş krizi diye bir şey varsa, onu adeta bir sanat eseri gibi yaşıyor. Michael Cumming’in yönettiği bu yapım, Peter Davison’ın canlandırdığı Steven isaan içinde kendine bir yer bulmaya çalışırken olan biteni mizahi bir dille ortaya koyuyor.
Harbiden ya… Steven, her bölümde karşımıza çıkan bir dizi absürt durumla birlikte geliyor. Mesela, çok sevdiği sahne ve sanat hayatı! Ama asıl komedi, sahne dışında yaşadığı karmaşada gizli. Geçmişteki hataları, tuhaf arkadaşları derken, kendisiyle barışık olmaktan çok uzak bir hayat sürüyor. Etrafında yer alan karakterler, Adrian Lukis, Tracy-Ann Oberman ve tabii ki Alan Ford gibi isimlerle bu abuk sabuk durumu daha da komik hale getiriyor. Her biri, Steven’ın bu karmaşasında kendine has bir yer kaplıyor.
Dizinin her bölümünde, izleyenin gerçekliği sorgulamasına neden olan anlar birikiyor. Of ya, bazen öyle sahneler var ki, gülmekten yarıldım resmen. Sadece sahne ışıkları altında olmadığını, hayatın anlaşılmazlığına dair hiciv dolu bir bakış açısıyla karşımıza çıkıyor. Ve işte tam burada, absürt komedinin derinliğini hissediyorsunuz. Kapasitesinin çok üstünde bir oyunculuk sergileyen Davison, sahnede rahat değilken nasıl bir kaosa sürüklendiğini harbiden gözler önüne seriyor.
Sonuç olarak, “Toast of London” sadece bir komedi değil; aynı zamanda hayatın karmaşasını, absürtlüğünü ve bazen içinden çıkılamaz durumları mizahi bir dille ele alan bir başyapıt. Eğer biraz gülmeye, biraz da düşünmeye ihtiyacınız varsa, bu dizi tam size göre. Unutmayın, her şey sahne arkasında da döner…
Yorumlar