The Uncanny Counter (2020) Fragman
Film Özeti
“Uncanny Counter” yeraltı dünyasının karanlık yüzüyle ışıkla dolu bir hayatın kesiştiği noktada duruyor. Gündüzleri şehrin küçük bir erişte dükkânında sıradan bir hayat süren takım arkadaşlarımız, geceleri iblislerin peşine düşerek yepyeni bir serüvene atılıyor. Yani, sabahları tavuklu erişte yapmak, akşamları ise insanların ruhunu yemeye çalışan bu hain yaratıkları yakalamak… Harbiden öyle garip bir yaşam ki, bu iki ayrı dünya arasında gidip gelmek zorunda kalıyorlar.
Yönetmen You Sun-dong’un muhteşem dokunuşlarıyla hayat bulan bu dizi, aksiyon dolu sahneleriyle, dram yüklü anlarıyla ve fantastik unsurlarıyla izleyiciyi içine çekiyor. Cho Byeong-kyu’nun karakteri, ekibin ruhu gibi. Aynı zamanda, Kim Se-jeong’un enerjisiyle birleşince hiç beklenmedik bir kahramanlık hikayesi ortaya çıkıyor. Vallahi, diziye başladığınızda, bir yanda kıyasıya bir savaş, diğer yanda sıcak bir dostluk görmekten kendinizi alıkoyamıyorsunuz.
İblislerle dolu bu dünyada, bambaşka karakterlere de tanıklık ediyorsunuz. Mesela, Yeom Hye-ran ve Ahn Suk-hwan gibi isimlerin performansları, insanın içindeki iyi ile kötü arasındaki savaşı gözler önüne seriyor. Her sahnede bir şeyler öğreniyorsunuz; insanın içindeki karanlık, dostluğun kuşatılması ve gerçek cesaretin ne demek olduğuna dair… Of ya, şunu diyebilirim ki; elinizi uzatıp kâbuslarla el sıkışmaya hazır olun!
Uncanny Counter, izleyiciye sadece bir aksiyon dozu sunmuyor; aynı zamanda duygusal derinliklere de iniyor. İblis avcılarının hikayesi, aslında birçok insanın mücadele ettiği içsel meselelerle dolu. Yani, bir yandan eğlenirken, diğer yandan düşündüren bir yapım. Geceleri iblis avına çıkarken; gündüzleri de hayatlarının sıradan döngüsünü devam ettiriyorlar. İçinde karmaşa, dostluk ve tabii ki biraz da komedi barındıran bu hikaye, öyle bir yere varıyor ki, sonunda aslında hepimizin birer “avcı” olduğunu anlamak zorunda kalıyoruz… İşte bu yüzden, hemen bir göz atmanızı tavsiye ederim!
Yorumlar