Uzay Yolcuları (2016)
Film Özeti
Starship Avalon, yüzyıllar süren bir yolculuğa çıkan dev bir uzay gemisi. Ama hikaye, sadece uzayda geçen olağanüstü bir serüvenle sınırlı değil. 5000’den fazla insan, Homestead II adlı koloniye ulaşmak üzere, uyku kapsüllerinde hayallere dalmışken, bir arıza her şeyi altüst ediyor. Jim Preston (Chris Pratt) ve Aurora Lane (Jennifer Lawrence), bu kaderi paylaşan iki başına buyruk yolcu… Vallahi, ikisinin de kafası harbiden karışıyor. Ne yapmak lazım, düşünsenize, onca yılın ardından sadece ikiniz var…
Jim, bir makine mühendisi olarak, geminin içindeki karmaşanın üstesinden gelmeye çalışırken, Aurora’nın kalemi ve yaratıcı zihni, gerçekten harika bir tesadüf ortaya çıkarıyor. İkili, birbirlerine duygusal olarak yaklaşırken, aynı zamanda kendi içsel mücadeleleriyle de yüzleşiyorlar. Bu sırada, uzayın derinliklerinde yalnızlığın getirdiği kaygılarla nasıl başa çıkacaklar? Rosebud’ı çözmeye çalışıyor gibi hissediyorlar. Of ya, ne kadar zor bir durum!
Ama tek sorun bu değil. Onların karşısında uzayın gizemleri, belirsiz bir yaşam ve 90 yıl sürecek bir yolculuk var. Kendi dünyalarını inşa ederken, gelecekteki hayal kırıklıkları ve sınavlarla dolu bir hayat için adım atıyorlar. Her geçen gün, Robert De Niro’nun bir filminin son sahneleri gibi… Bilmem anlatabildim mi ama, yüzleşecekleri şeyler öyle basit değil.
Uzay Yolcuları, sadece bir bilim kurgu filmi değil. Aşk, yalnızlık, cesaret ve hayatta kalma mücadelesi… Kısacası, izleyeni düşündüren ve duygulandıran bir yol hikayesi. Hazırlanın, uzayın derinliklerine dalacak ve kalp atışlarınızla birleşen bu harika yolculuğa tanıklık edeceksiniz…
Yorumlar