Zafer (1989)
Film Özeti
“Zafer” filmi, tam da iç savaşın karmaşık gölgelerinde geçmeye başlıyor. Edward Zwick’in yönetimindeki bu eser, Amerikan İç Savaşı döneminde, Robert G. Shaw’un liderliğindeki zenci askerlerden oluşan 54. Massachusetts Alayı’nın hikayesini ardında koca bir vicdan ile gün yüzüne çıkarıyor… Gözlerimizin önüne serilen bu dramatik tablo, sadece savaşın acımasızlığını değil, aynı zamanda insanların içindeki cesaret, dayanışma ve umudu da gösteriyor. Vallahi, izlerken içimde bir şeyler kıpırdadı…
Matthew Broderick, karizmatik bir komutan olarak karşımıza çıkıyor. Ancak tam içinde bulunduğu savaş, hem düşmanlarının hem de kendi askerlerinin ne kadar acımasız olabileceğini gösteriyor. Unutmayalım ki, bu zorluğun detayları -ve aslında alay içinde birbirlerine duyulan güven- Shaw için sınav niteliğinde. Denzel Washington’ın muazzam performansı ise onu sadece bir ulusun kahramanı değil, aynı zamanda sistemin acımasızlığına karşı duran bir birey olarak öne çıkarıyor. Düşman zoru, iç savaşın insan ruhunu nasıl etkilediğini derinden anlatıyor. Of ya, bu filmi izlemek gerçekten insanı etkiliyor…
Shaw’un ailesine yazdığı mektuplardan örneklerle dolu film, salt bir savaş hikayesi değil; aynı zamanda dönemin köleliğe karşı mücadelesinin de bir öyküsü. Bu, bir ömür boyu sürecek bir mücadeleyi simgeliyor. Her sahne, yaşamın acımasız gerçekleri ve insan ruhundaki umudu harika bir şekilde yansıtıyor. Zwick’in ustalığına şapka çıkarmamak elde değil; zira hem sinema tarihinin önemli taşlarından biri olmuş hem de aynı zamanda Denzel Washington’ın En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar’ını kazanmasına vesile olmuş. Harbiden, başka bir dünyaya götürüp o çatışmanın içindeymiş gibi hissettiriyor… Eğildik, büküldük ama onurlu bir duruş sergilemekten de vazgeçmedik. “Zafer”, tam anlamıyla insanı saran, düşündüren bir başyapıt!
Yorumlar