7YÜZ (2017)
Film Özeti
“7Yüz”, her bölümde karanlık bir yolculuğa çıkaran, içten içe bizi sorgulatan bir yapım. Her biri ayrı bir hikaye sunan bu dizi, kahramanlarımızın en derin korkularıyla yüzleştiği bir laboratuvar adeta. Sabahattin Yakut’un etkileyici performansı ile başlayan yolculuk, Melisa Sözen ve Pınar Göktaş gibi güçlü kadınların karakterlerini de kapsayarak sürüyor. Harbiden, insanı alınan her yarayı sorgulamaya iten bir ritmi var.
Kimi zaman kahkaha atarken, kimi zaman sıradan bir olayın içindeki derin duygusal çatışmaları keşfederken buluyoruz kendimizi. Karakterlerin yaşadıkları, insanların karanlık taraflarına dalmayı gerektiriyor. Off, bu kadar gerçek hissettirdiği için izlerken, “ben olsam ne yapardım?” diye düşündüğüm anlar olmuyor değil. Merve Dizdar ve Sinan Tuzcu da, zorlu anların üstesinden gelme çabası içinde, kendilerini ve birbirlerini anlamaya çalışarak diziye katkıda bulunuyor.
Her bölümde karakterlerin içsel çatışmaları, onları toplumdan izole eden düşünceleri… Günlük hayatın sıradanlığı içinde bile, hayatın ne kadar karmaşık olduğunu gösteriyor. “Peki ya sonra?” sorusunu her bölümün sonunda kendine soruyorsun. Hayatlarına devam edebilecekler mi, yoksa karanlıklarını bırakmak zorunda mı kalacaklar? Duygusal fırtınalar içinde kaybolan karakterlerin, aslında ne kadar insan olduklarını anlamamıza sebep oluyor.
“7Yüz”, sadece bir dizi değil; aynı zamanda bir ayna. Gözlerimizi açan, karanlıkta bile kendimize dair bir şeyler bulmamızı sağlayan bir deneyim. Şunu söyleyebilirim ki; izlerken hisleriniz orada, tam önünüzde… Geçmişe dönmek istemeyeceksiniz, geleceğe dair ise belki de daha umutlu bakacaksınız. Dalgalar halinde gelen duygusal yükleri paylaşmak, bir şekilde bağ kurmak… Bu dizi, hayatın gerçeklerine daldığınız keyifli bir yolculuk sunuyor. Ve şunu unutmamak lazım; belki de en zor olan, kendi yüzümüzle yüzleşmek…
Yorumlar