Deadwood (2004)
Film Özeti
Deadwood, seyirciyi büyüleyen bir zaman yolculuğu; Güney Dakota’nın altın arayışındaki, kanunsuz yaşamlarla dolu günlerine götüren bir dizi. İlk başta altın madenciliği kampı olarak seen bu yer, zamanla nefes kesen mücadelelerle dolu, sert bir vahşi batı topluluğuna dönüşüyor. Karakterler o kadar gerçek ki, zaman zaman kendinizi sadece bir izleyici olmaktan çıkarak, onların yanında savaşa katılmış gibi hissediyorsunuz. Mesela, Seth Bullock’un liderlik özellikleri ve Al Swearengen’in karamsar zekâsı… Onlar sadece karakter değil, bu yerin ruhunu temsil ediyor.
Dizi, sıradan bir batı hikayesinin çok ötesinde. Vahşi Batı’nın karanlık yüzünü, sosyal adaletsizlikleri ve insan ilişkilerini tüm derinliğiyle anlatıyor. Kendi kuralları, kendi ahlak anlayışları olan insanların, yaşam mücadelesi… Of ya, bu karakterler gerçekten sarsıcı. Her bir çatışma, her bir diyalog sizi sarmalıyor. İnsanların hayatta kalmak için ne kadar ileri gidebileceğini izlerken, aslında insan doğasının ne denli karmaşık olduğunu anlıyoruz.
Gregg Fienberg, Steve Shill ve Tim Van Patten’ın yaptığı yönetmenlik ise, her sahnede bir sanat eseri sunuyor. Timothy Olyphant’ın Seth Bullock karakteri, adalet arayışındaki kararlılığıyla izleyiciyi etkilemeyi başarıyor. Ian McShane’in Al Swearengen’i ise, oyununda bütün karanlık tarafları barındıran, hem cehennemi hem de cenneti yaşatan bir köşe taşına dönüşüyor. Kendi iradesiyle şekillendirdiği Deadwood, onu koşulsuz bir bağlılıkla sevmenize neden oluyor.
Gerçek tarihi olaylardan esinlenerek oluşturulmuş bu öykü, hayal gücünün sınırlarını zorlayarak, hem izleyiciye bilgi sunuyor hem de kalbini fethediyor. Abicim, dizi bittikten sonra bile etkisinden çıkamıyorsunuz, harbiden. Deadwood, sert ama bir o kadar da derin bir dramayla bezenmiş… Zaman ilerledikçe, kendinizi bu kargaşanın içinde kaybolmuş bulabilirsiniz. Hem geçmişe saygı hem de günümüze uyarılarla dolu bir serüven.
Yorumlar