M*A*S*H (1972)
Film Özeti
Film ve dizilerin en unutulmazlarından biri olan M*A*S*H, 1972’deki ilk gösterimiyle savaşın çetin şartlarını bir komediyle harmanlayarak izleyicinin gönlüne taht kurmayı başardı. İkili yaşamların, savaşın getirdiği zorlukların ve insana dair duyguların bir arada yer aldığı bu klasik yapım, sadece bir hastane değil, hayat nasıl sürdürülür ve gülerken nasıl da savaşılır sorusunu öğretir gibi. Kurgusunu, 4077. Mobil Ordu Cerrahi Hastanesi’nde geçiren M*A*S*H, Kore Savaşı’nın ortasında, bambaşka bir hayat sunuyor.
Evet abi, bir yandan savaş koşulları, diğer yandan tam anlamıyla bir neşe kaynağı olan pratik şakalar ve dostluk bağları. Dr. Hawkeye Pierce (Alan Alda) ve arkadaşları, insana dair insan haliyle karşılaşıyor. O zor anlardan, gülümseme çıkarmayı başararak, yaşamı neşeyle ve ironik durumlarla dolu hale getiriyorlar. Of ya, bazen bir belgesel gibi gerçek, bazen de komedi filmi tadında… Ama geçen her sahnede içte bir yerlerde kalp atıyor; “bunu da aşarız” diyor.
M*A*S*H, sadece tıbbi cerrahiyeyi değil, hayata karşı duruşu temsil ediyor. İnsanın ne kadar güçlü olabileceğini gösteriyor. Dr. Trapper John (Mike Farrell) ve hemşire Margaret (Loretta Swit) gibi karakterler, gülümsetirken tepkileriyle düşündürüyor. Savaşın içindeki hayat, bu ekip için sadece bir varoluş değil, birlikte olmanın ve dayanışmanın simgesi haline geliyor.
M*A*S*H’teki her an, gerçek bir savaşın içinde yaşamın nasıl da güzel biçimde sürdürülebildiğini gözler önüne seriyor. Geriye dönüp baktığında, kahkahaların yankısı hala kulaklarda, hem de ortasında patlayan bombaların sesine karışarak… İzlenmesi gereken bir profil, hayatalarını tüm zorluklarına rağmen müzik, şaka ve dostluklarla anlamlandıran insanların hikayesi. Harbiden, hayat savaşta bile gülebilme yetisiyle doludur.
Yorumlar