Ölü Ozanlar Derneği (1989)
Film Özeti
50’lerin Welton Akademisi, tam anlamıyla kural timsali bir yer… Disiplin, saygınlık ve sıkıcı sıkı düzenin hâkim olduğu bu okula, yeni atanan İngilizce öğretmeni John Keating ile birlikte bambaşka bir soluk geliyor. Harbiden, Keating’in bir “öğretmen”den daha fazlası olduğuna tanıklık edeceğiz. O, öğrencilerine kalıpların dışına çıkmayı, hayatlarının kıymetini bilmeyi öğütleyen bir mentor. “Hayat bir şiirdir,” diyor ve onlara kitap sayfalarını savurmayı, hayallerinin peşinden koşmayı teşvik ediyor.
Geçmişin gölgeleri arasında sıkışmış öğrencilere verdiği cesaretle, birer birer kendilerini bulmaya başlıyorlar. Ethan Hawke, Robert Sean Leonard ve diğer arkadaşlarıyla birlikte sıradan birer gençten, tutku dolu bireylere dönüşüyorlar. Keating’in ve Ozanlar Derneği’nin ruhunda ise eşsiz bir özgürlük var. Vallahi, bu topluluk o kadar büyük bir bağ kuruyor ki, izlediğinizde kalbiniz sırtınızı dayadığınız sımsıcak bir yolda ilerliyormuş gibi atıyor.
Ama elbette, her şeyin bir bedeli var. Okulun müdürü, geleneksel kalıpları sarsan bu yaklaşımı kabullenemiyor ve Keating’i okuldan uzaklaştırma kararı alıyor. Fakat bu gençler ondan öğrendiklerini bir kenara bırakmak istemiyor. “Sadece bir öğretmen değil, bir özgürlük simgesi,” dedikleri bu adam için savaşıyorlar. İşte bu yüzden, Ölü Ozanlar Derneği hem bir dönemin ruhunu hem de gençliğin ateşini yansıtan bir başyapıt oluyor. Hadi, bu derneğe birlikte adım atalım; belki kayda değer bir şeyler buluruz…
Yorumlar