Şubat (2017)
Film Özeti
Geçmişle yüzleşmek, kayıplar ve lanetler arasında kaybolmak… Osgood Perkins’in 2017 yapımı “Şubat” filmi, bizleri karanlık bir yolculuğa çıkarıyor; iki genç kızın çekimser ruh hali ve çevresindeki sisli sırlarla dolu dünyaya… Bütün bunlar bir okulda mı yaşanıyor? Kesinlikle! Filmin akışı içinde, her an bir şeylerin patlak vereceği hissini yaşıyorsunuz. Rose ve Kat’ın öyküsü, okuldaki bir dizi gizemli olay ve karanlık bir ruhun gölgesinde şekilleniyor.
Emma Roberts ve Kiernan Shipka bu filmde adeta birer rüya gibi performans sergiliyorlar. Vallahi, gözleriniz onlardan bir an olsun ayrılmayacak. Kat, yeni başlayan bir öğrenci, Rose ise okuldaki anomalilerle felç olmuş bir kız. Onların arası, bu gizemli olayların gölgesinde derin bir bağla doluyor. Hani şu filmlerde duygusal anların ve gerilimlerin bir araya geldiği anlar vardır ya, “Şubat” işte tam da orada duruyor. Bütün o gizemperest atmosferde bir kaybolmuşluk buluyorsunuz, hani sonunu merak ettiğiniz seriler vardır ya, işte bu da tam olarak o hisleri veriyor!
Bir yandan gizem, bir yandan korku; her an her yere yayılıyor. İzleyici, bir yudum korku ve bir yudum kaygı arasında gidip gelirken, olayların ilerleyişi tüm heyecanıyla devam ediyor. Harbiden, film boyunca ruhlar ve insan psikolojisi etrafında dönen olaylar, bazen oksijen almak zorunda kalmanıza neden oluyor. Hani o anlar vardır ya, “Of ya, ne olacak şimdi?” dersiniz; işte bu filmi izlediğinizde o anları sıklıkla yaşayacaksınız.
Hikaye, yalnızca bir korku filmi değil, aynı zamanda gençlerin psikolojik durumlarıyla ilgili derin bir inceleme sunuyor. Çoğu zaman, korkunun altında yatan gerçeklerin daha da çarpıcı olduğunu düşünüyoruz. “Şubat” ise, bu düşünceyi izleyiciye aktaran bir yapım olmuş. Her ne kadar karanlık olaylar yaşansa da, insan ilişkilerinin karmaşıklığı ve çözülmesi gereken içsel çatışmalar öne çıkıyor. Sonuçta, film bittiğinde geride bıraktığı düşüncelerle kalıyorsunuz. Kısacası, “Şubat” izlemek için kusursuz bir tercih…
Yorumlar