Süper Anne (1987)
Film Özeti
J.C. Wiatt (Diane Keaton), kariyer hırsıyla dolup taşan bir kadındır. Altı sıfırlı kazançlarıyla “Kaplan Kadın” unvanını elde etmiş, iş dünyasında herkesin tanıdığı bir isim olmuştur. Ama bir gün, önüne beklenmedik bir engel çıkar. 14 aylık, elma yanaklı ve sevimliliğiyle insanın içini ısıtan bir kız çocuğu miras kalır ona. Ne yazık ki, bu durum J.C. için tam anlamıyla bir felaket gibidir! Kız çocuğuna dair her şeyi bir kenara bırakıp evlat edinme ajansına göndermeyi düşünür; zira onun dünyasında kariyer her şeydir… Ama hayatta her şey düşündüğünüz gibi gitmez, değil mi?
Vermont’a taşındığında, J.C. bu minik varlığı nasıl paraya dönüştürebileceğini düşünmeye başlar. Of ya, komedi ile dramayı bir arada harmanlayan bu eğlenceli film, anne olmanın getirdiği saf duyguları da unutmaz. “Süper Anne”, sadece bir kadının kariyeri ile annelik arasındaki dengeyi değil, aynı zamanda hayatın sunduğu beklenmedik sürprizleri de ele alıyor.
Diane Keaton’ın unutulmaz performansı ve Charles Shyer’in rehberliğindeki bu matrak hikaye, izleyiciyi hem güldürüyor hem de düşündürüyor. Evet, hayatta planladıklarımız her zaman olmuyor. Her şeyin üstesinden gelinmesi gereken bir zaman gelir. Hayatın getirdiği dönüşler… İnsan bazen kendini en beklenmedik durumların içinde buluyor. Bu film de birçok insana kendini sorgulatacak; “Acaba ben de böyle bir durumda ne yapardım?” diye düşündürecek. Vahşi hayat sahneleri ve bir o kadar da eğlenceli diyaloglarla dolu. Kısacası, hayata, ebeveynliğe ve sevgiye dair bir perspektif sunuyor… Kısacası, “Süper Anne” izlenmesi gereken, düşündüren bir yapım. Bunu kaçırmayın!
Yorumlar