Geleceğe Dönüş (1985)
Film Özeti
Geleceğe Dönüş, 1985 yılında Robert Zemeckis’in sihirli dokunuşuyla sinemaya kazandırılan, yıllar geçse de sevgisini yitirmeyen bir klasik. Film, izleyicileri eski zamanlarda bir yolculuğa çıkarırken, aynı zamanda dostluk, aile ve sorumluluk gibi evrensel temaları da 80’lerin renkli atmosferiyle harmanlıyor. Hikaye, genç ve haylaz Marty McFly’ın (Michael J. Fox) DeLorean isimli sıradışı bir otomobile binmesiyle başlar. Diyorsun ki, “DeLorean mı? Nesi var bu arabanın?” İşte, o araba, zaman makinesi işlevi gören bir icat. Marty, yanlışlıkla 1955 yılına geri dönünce ipin ucu kaçıyor.
Marty, dönemin o gösterişli Amerikan kasabasında kendini bir anda buluyor. Ama işte, o sırada en fena kazayı yaparak geleceğini tehlikeye atıyor. Mesela, kendisi henüz dünyaya gelmeden önce, anne ve babasının tanışmasına engel olursa… Vallahi, gel gör ki, bu durum Marty’yi köşeye sıkıştırıyor. “Sırtıma binerse bu işin altından nasıl kalkacağım?” düşüncesi kafasını kurcalıyor. Sorumluluğun ne demek olduğunu, bu sıradışı kıyametin ortasında anlamak zorunda kalıyor. Yani hayat, sandığınız kadar basit değil; bazen gelecekteki varlığınız bile tehlikeye girebiliyor…
Filmdeki karakterlerin dinamikleri de ayrı bir keyif. Doc Brown (Christopher Lloyd), zamanın sesi olarak karşımıza çıkarken, işin içine biraz çılgınlık katmayı da ihmal etmiyor. Marty’nin 80’lerden 50’lere yaptığı bu sürükleyici yolculuk, sadece eğlence değil, aynı zamanda hayat dersleri de sunuyor. Harbiden, eğlenceli anların yanına derin duygular da eklenince bu film, neden bir kült haline geldiğini kolayca anlıyorsunuz. Gözlerinizi alamayacağınız sahneleri, unutulmaz replikleri ve zaman yolculuğunun getirdiği karmaşık durumları izlemek için sabırsızlanıyorsanız, Geleceğe Dönüş sizi bekliyor. İyi seyirler!
Yorumlar