İlk Eşler Kulübü (1996)
Film Özeti
Düşünün… Bir gün hayatınızın kadını, yıllar boyunca birlikte olduğunuz eşiniz, sizi terk etmek için başka birine yönelirse? Elise, Brenda ve Annie işte tam da bu duruma düşmüş üç kadın. Hayatları boyunca birbirlerinin en yakın dostu olan bu kadınlar, yıllar sonra cenaze için bir araya gelir ve o anda anlarlar ki, hayatları aslında birbirine çok benziyor. Terk edilmiş, hayal kırıklığına uğramış ama pes etmeyen karakterlerimiz, vallahi tam bir intikam hikayesini başlatmaya karar verir.
Hugh Wilson’ın yönetmenliğinde hayat bulan bu film, Goldie Hawn, Bette Midler ve Diane Keaton gibi usta oyuncuların yanında, Maggie Smith ve Sarah Jessica Parker’ın da performanslarıyla zenginleşiyor. Kısacası, bu kadınlar hem komik hem de ilham verici bir yolculuğa çıkarak, kendilerini bulma arayışına giriyorlar. Tabii ki bu arayış, birlikte yaşadıkları yoğun duygular ve geçmişle hesaplaşma üzerine şekilleniyor. İçten bir anlatımla, güçsüzlükten kuvvetli bir “kadın dayanışması” hikayesine dönüşüyor.
Tam da burada, Olivia Goldsmith’in romanının yürekliliği devreye giriyor. Aslında oldukça ironik, hem eğlenceli hem de hüzün dolu bir hikaye vücut buluyor. Unutmayalım ki, güzel kadınların dış görünüşlerine takılmadan, içsel savaşları da var. Estetik ameliyatlar, alkol bağımlılığı ve daha fazlası… Ölümünden sonra filmin ruhuna çıkan yazının, bir kalp krizi esnasında vefat eden Goldsmith tarafından kaleme alındığını öğrenmek, neredeyse filmin tadını iki katına çıkarıyor.
Sonuç olarak, “İlk Eşler Kulübü” yalnızca bir komedi değil; hayatta kalma mücadelesi, kadınların gücü ve dostluğun önemi üzerine harika bir film. Of ya, bu film izlenmeden geçilmemeli…
Yorumlar