Ölü Ozanlar Derneği (1989)
Film Özeti
50’lerin sıkıcı akademik dünyasında, Welton Akademisi adeta bir kış uykusuna dalmış gibidir. Gelenekçi yönetim, öğrencilerin düşüncelerini boğarken, belki de hayallerinin üstünü örtmüştür. Ama işte tam burada, o sıradanlığı sarsan bir adam ortaya çıkar: John Keating. Evet, hani o Robin Williams’ın canlandırdığı özgür ruhlu öğretmen. Onun enerjisiyle sınıflar birden canlanır. Ne ders kitapları, ne de kalıplaşmış öğretiler! Keating, gençlerin içindeki tutkuyu açığa çıkarmak için cesurca çağrıda bulunur; “Hayatınızı dolu dolu yaşayın!” diyor… Bayıldım, abi!
Öğrenciler bu yeni bakış açısıyla, hayal gücünü sıfırlayan duvarları yıkmaya başlarlar. Keating’in onlara şiirle, edebiyatla yaklaşımı, birçoğunun geleceğini şekillendirir. Ama elbette her güzel şeyin bir bedeli vardır; okul yönetiminin gözünden kaçan bu devrim uzun sürmez. John Keating’in stili, doğru olanla geleneksel olan arasında bir çatışmaya dönüşür. Bu da ne demek oluyor? Okul müdürü, Keating’i görevden alma kararı alır. Vallahi bu noktada öğrenciler sessiz kalamaz… Onlar, Keating’in kendilerine kattıklarını savunmak için bir araya gelirler. Çünkü hayallerine ulaşma yolunda, bir öğretmenin ilhamı her şey demektir!
Bu film, sadece derslerde değil, hayatın içinde de mücadele etmenin ne demek olduğunu gösteriyor. Keating, belki de gençliğin özünü hatırlatıyor; kendi sesini bulmanın, hayata karşı durmanın önemini. Ne derler, hani kitaplar ders verir ama hayat dersi derse, işte bu film tam da o derse. Of ya, ne harika bir yapım! İzlemeden geçme derim…
Yorumlar