Öldürme Zamanı (1996)
Film Özeti
Joel Schumacher’ın ustalığıyla hayat bulan “Öldürme Zamanı”, izleyicisini Güney Amerika’nın derinliklerine ve karanlıklarına çekiyor. Dram, gerilim ve suç unsurlarının harmanlandığı bu film, zihinlerde yerleşen ırk ayrımı temalarını cesurca ele alıyor. Hayatının sıradan bir parçası olan bir fabrika işçisi olan Carl Lee Hailey’nin, on yaşındaki kızı Tonya’nın başına gelen korkunç bir olay sonrası yaşadığı içsel çelişkileri ve öfkeyi izlemek; bir yandan karnımızı sıkan bir gerilim, diğer yandan aklımızı kurcalayan sorularla dolu bir macera.
Carl Lee’nin, kızı için her şeyi göze alıp iki ırkçıyı öldürmeye kalkışması, maddenin ötesinde bir etik sorgulama başlatıyor. Her ne kadar Carl Lee, haklı bir neden için hareket etse de, çok geçmeden kendini bir suçlu olarak buluyor. Burada devreye giren Jake Brigance isimli avukat, bir nevi son umut olarak beliriyor. Kevin Spacey’nin canlandırdığı düşman avukatın karşısında, sadece bir avukat değil, aynı zamanda adalet arayışındaki bir adamın, kaybetmemek için verdiği mücadele de var.
Ellen Roark isimli genç hukuk öğrencisi, bu yoğun dava sürecinde Jake’e destek olarak, seyirciyi yalnızca davanın seyrine değil, aynı zamanda Klansmanların karanlık ve korkutucu yüzüne de tanık etmeye davet ediyor. 1860’larda devri sona erdiği sanılan ayrımcılığın hala canlı olduğunu gösteren kanıtlar, izleyiciyi derin düşüncelere sevk ediyor…
“Öldürme Zamanı”, sadece bir ceza davasının ötesinde; öfke, adalet, sevgi ve kaybetmek korkusunun gerçekçi bir yansıması olarak karşımıza çıkıyor. Bu film, izleyiciye kim olduğumuzu sorgulatıyor, ilk bakışta sadece bir macera filmi gibi duran bu yapıma derinlemesine bakıldığında, çok daha fazlasını sunuyor. Harbiden, izlenecek bir film…
Yorumlar